Yukarı Çık

VATANDAŞ

29 Ocak 2018 Pazartesi 12:46:40
151 kez okundu.

Değerli dostlarım…
Bu haftaki yazımda toplumumuzun ve emeklilerimizin kanayan yarası olan bazı konulara değinmek istedim. Geçenlerde ziyaretime gelen emekli dostlarımla sohbet etme imkânımız oldu. Bu dostlarım çeşitli meslek gruplarından olup her birisi bu şehre ve ülkenin çeşitli şehirlerinde hizmette bulunmuş, şimdi de emekliliğinin tadını çıkarmak isteyen insanlarımız. Ama nerden, bir dokun bin ah işit. Emekli maaşlarının eridiğini, çarşı pazardaki enflasyonun, gerçek enflasyondan çok daha farklı olduğunu anlattılar. Memleketin her meselesine kayıtsız kalmadığımız, gibi bu meseleye de kayıtsız kalmamız düşünülemezdi. Sohbet sırasında arkadaşım bu ay ödemesi gereken, elektrik faturasını gösterdi gerçekten tüketimi 55 lira civarında fatura iki katı. Kendi faturama baktım,71.39 lira tüketim, ödemem gereken137.40 lira yaklaşık iki katı. Yakın okuma gözlüğümü takıp şöyle bir inceleyim dedim, mübarek karınca duasını andıran uzun bir liste. Diğer bir arkadaş bir komşusunun faturasında da 25 lira açma kapama ücreti olduğunu söyledi, sanki piyasa taksisiyle gidiyorlar açıp kapamaya. Tabi Ülkenin elektrik işi özelleştirilip, özel sektörün insafına bırakılınca yapılan zamların gerekçesi olarak da, yetkili makamlarda olanların, fiyat ayarlamaları otomatik oluyor diye vatandaşla dalga geçmesi de ayrı bir olay. Çaresizlikten elektriği kesilen garibanın, borç, harç yatırıp açtırdığı elektriği için faturasına açma kapama bedeli, diktiği her elektrik direği için, çektiği her yeni hat için, her onarım için vatandaştan misliyle ücret alması da kaçınılmaz oluyor. İş bununla bitse öpte başına koy. Ülkemizde tüketilen Benzin, Mazot, Gaz ve sıvı yakıt türlerinde, ABD Dolarının insafına bırakılmış durumda. Ülkenin gıda ihtiyaçları da her geçen gün dış piyasalara bağlı hale geliyor. Et, nohut, pirinç, kömür, saman daha birçok şey dışarıdan gelmeye başladı. Eskiden kendi kendine yeten bir ülke iken bu gün gelinen nokta ne acıdır ki bu. Milli gelirin yükseldiğinden bahsediliyor, ama pastanın büyük bölümünün, mutlu azınlık tarafından tüketilirken kalan kırıntılar da, çalışan, emekliye ve asgari ücretliye düşüyor. Seçim zamanlarında çay simit hesabı yapanlar, seçimden sonra unutuveriyor. Ben de bir hatırlatayım dedim. Çay 1 lira, simit 1 lira eşittir 2 lira çarpı üç öğün, eşittir 6 lira, dört kişilik bir aile baz alındığında karşılığı 24 lira. Çarpı ay otuz gün eşittir 720 lira. Asgari ücret 1600 lira, geriye kalan 880 lira. Çalışanın karnı doymadı, yeterli gıdayı alamadı. Geride ev kirası, su, elektrik, giyim, eğitim, doğalgaz faturası olan hesabı bırakın, nasıl geçineceğine siz karar verin. Hastanelere her geçen gün daha fazla hasta gelmeye başlıyor, İnsanlar yaşları itibarıyla Mevsimsel olarak, yeterli gıda alamadıkları için, hastalanıyorlar. Çok güzel hastaneler yapıldı Allah razı olsun emeği geçenlerden. Lakin şu katkı payları, ilaç farkları da vatandaşın belini büküyor. Dolaylı vergiler vatandaşın belini büküyor. Şükür; tabiî ki bizim millet olarak inancımız, Şükrün önemi büyük, zaten şükre olan sadakatle ayakta bu millet. Garip olan olay şu, tok olanın, aç olana şükür nasiyatında bulunmasıdır. İnşallah işin başındakiler her seferinde işçiyi, memuru, emekliyi ve asgari ücretliği enflasyona ezdirmedik derken, ülkenin gerçeklerini göz ardı etmeden açlık, yoksulluk sınırlarını gözeterek maaş ayarlaması yaparlar diye umut ediyorum.
Sevgiyle Kalın.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.