Yukarı Çık

AZ YAŞA ÇOK YAŞA BİR GÜN GELECEK BAŞA

23 Ekim 2017 Pazartesi 11:50:33
108 kez okundu.

Peygamberimiz bir gün sahabelerle konuşurken yerden, mübarek avucu içine iki küçük taş parçası aldı. Çevresindekilere: - Bunlar nedir? Diye sordu. Bildiği halde; saygısızlık olur diye,  hiç biri “Taş parçası” demedi. Elindeki taşlardan birini önce, diğerini de sonra ileri boşluğa fırlattı. Taşlar biri yakın öteki uzak mesafeye düştü. Peygamberimiz: “- Bakın bize yakın olan taş ecel, uzaktaki istikbaldir. İnsan bazı isteğine nail olur. Bazen de isteklerine nail olamadan ölür.”
İhtiyaçlar sonsuz. Niceleri vardı hepsi de değişik hayaller peşinde oldu. Hakkı hakikati bilmedi zevk ve ihtişama daldı. İyilikleri, güzellikleri görmedi, fuhuş ve cinsel sapıklığa daldı.  Sevgiyi saygıyı unutup, Kibir ve gururunu öne aldı. Zengin oldu, mal mülk sahibi iken, lüks hayat yaşamaya başladı şımardı. Kimileri bizden daha akıllıydı şükretmedi. Yüksek gördüğü makama gelip azanlar, gurur, kibir ve zora başvurup hükmetme arzusu duyanlar gibi doğru olan, alçak gönüllü duran, Allah yolunda güzel hayaller kuranlar da toprağa girdi. İşini bitirip de mezara giden yok.
Adamın biri: - Oğlum sana bir vasiyetim var. Bu vasiyetimi mutlaka yerine getir. Ölmeden evvel sana iki mektup bırakacağım. Bunların birini cenazem yıkandıktan sonra, ötekini de beni kabre koyup defnettikten sonra açacaksın unutma. Diyerek oğluna sıkı sıkı tembihte bulunur. Az yaşa çok yaşa bir gün gelecek başa.
Nihayet bir gün ecel gelir hak tecelli eder. Oğul için beklenen gün gelmiştir. Cenazenin çenesi çekilir, soyulur, imam haberdar edilir. Teneşirde yıkanır. Oğlu meraklıdır. Mektubun ilkini açar bakar : “Oğlum tabuta koymadan ayaklarıma çoraplarımı giydir unutma”. Cenaze yıkanır yıkanmaz:
– Hocam babam çoraplarını giydirmemi istemiş vasiyeti var. İmam:
— Yanlış olur,  Der.
– İyi de vasiyeti var.
Oğul kararlıdır. Başkalarına sorar, Müftüye danışır:
“- Dinimizde öyle şey olmaz.” Cevabı alır.
Mevta Kefene sarılır, tabuta çorapsız konur. O şekilde kabre götürülür. Defin işlemi yapılır.
  Evladı tarafından ikinci zarf açılır. “Oğlum görüyorsun ki çoraba dahi izin verilmiyor. Vaktini ona göre ayarla”
Bir zamanlar katlara, yatlara, fabrikalara sahip zenginler, bizden daha akıllı dahiler, sırtı yere gelmeyen güreşçiler, yüksek mevki sahibi idareciler vardı. Kabre hangisi ne götürdü.     
“Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak hiçbir şey bizim değil.” Hasis sarraf kendine başka bir kese diktir / Mezarda geçer akçe ne ise onu biriktir” Diyen şair de bu dünyadan göçüp gitti.
Sevgili Peygamberimizin buyurduğu gibi: “İnsan öldüğü zaman kabre kadar kendisini 3 şey takip eder. Ailesi, Malı, Ameli. İkisi geri döner biri onunla baş başa kalır.”
Ne mutlu; gülen yüzle hayır ve hasenat yapmağa koşan, vatanı milleti için iyi ve faydalı işlerle insanlığın mutluluğu için çalışanlara. Rab’bim bizleri de sevgili habibin hürmetine Cennetle müjdelediğin muttaki kullarından eyle.
Gününüz, haftanız Mübarek olsun, kalın sağlıcakla...
NOT: Vakit buldukça Cuma Namazını değişik camilerde kılarım. Evvelki hafta Hamidiye Camiine ezandan 15 dakika önce girdim. Hoparlörden gelen ses kesildi. İmam efendi: “Merkezi sistem arızalandı vakti değerlendirelim cemaat” diyerek kürsüye çıktı. Çok güzel vaazı nasihatte bulundu. Hoşuma gitti. Allah selamet versin. Böylelerin sayısını artırsın. Namaz sonu kendisini tebrik ettim.  M.Ş.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.