Yukarı Çık

Kazakistan sizi bekliyor

25 Eylül 2017 Pazartesi 13:28:15
217 kez okundu.

Türk Cumhuriyetlerini hep merak etmişimdir.
 Diğer milletlerin hedefleri var; Ama bizim neden hedefimiz yok diyerek içten içe üzülmüşümdür.
Niçin biz Osmanlı İmparatorluğu, Selçuklu İmparatorluğu, Hun İmparatorluğu gibi olamıyoruz. Tarihimizde olduğu gibi; Kardeş Türk Cumhuriyet’leriyle neden aynı hedefe yürüyemiyoruz? diyerek hep kendimi ve tarihimizi sorgulamışımdır.
Bu anlamda bir şey yapamadığım için kendi kendime kızdığım çok olmuştur.
Sırpların hedefleri var. Sırp imparatorluğunu kurmak, Ermenilerin hedefi var. Yunanlıların Bizans Konstantinopolis hayalleri var. Peki bizim neden yok. Neden hedefimizi büyük tutup, Türk Cumhuriyetlerini tek bir bayrak altında toplayamıyoruz? diyerek yaşamım bunları sorgulamakla geçti.
Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte, Kırım, Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan gibi bir çok Türk devletlerini parça parça ve ayrı devletler olarak görmeye başladık.
ARTIK UMUDUM VAR.
Bu devletlerin abisi konumunda olan Türkiye Cumhuriyetimizin bürokratları ve siyasi erkan artık, ortak projelere ve birlikteliğe doğru attıkları adımlarla gelecek günler umut aşılamaktalar. Türk İslam Dünyası için gelecek günler parlak gözükmektedir.
Kazakistan ziyaretinden çok olumlu döndüm.
Kırım’a gitmek için hazırlık yaparken, Türk Cumhuriyet-lerine ilgimi bilen yakın dostum İbrahim Alimoğlu “İstersen Kazakistan’da davet var. Birlikte gidelim ister misin?” diye sorduğunda, hemen canı gönülden evet dedim.
Çünkü Alimoğlu ile daha önceden de seyahat etmiştim. Alimoğlu’nun güzel bir huyu vardır, Hangi ülkeye gidiyorsa önceden araştırır, neler yenir, nereleri gezilir, kaç gün yeterlidir gibi bir çok şeyi aynı anda size sunabilir.
Gerçektende öyle oldu. İbrahim Alimoğlu ile seyahat yapmanın rahatlığı ile yanıma çok fazla bir şey almadım. Hani derler ya ‘Bir hırka, bir lokma’ misali çıktık yollara.
İstanbul’da düzenlenen Afyon Günlerine uğrayarak havaalanın yolunu tuttuk, uçağımıza Ahmet Celali dostumuz bizi bıraktı. Atatürk hava alanında Astana hava yollarına ait uçakta yerimizi alarak saat 22.10 da havalandık, üç saatlik zaman farkıyla Sabah 17.50’de Astana havaalanına indik.
Yaz ayı olmasına rağmen, sabah serinliği ile iliklerimize işleyen soğuk havayı hissettik. Programımız Çim kentten başlıyordu. Bu yüzden Astana havaalanı iç hatlar bölümüne geçerek Sabah 08.00’deki uçağımıza tekrar binerek 11.30’da Çimkent’e vardık.
Bizi Çimkent Valiliğinden bir şoför ve bir memur arkadaş karşılayarak Çimkent organize sanayisine götürdü, arazi, enerji, işçilik ve yapılabilecek yatırımlar konusunda bilgi aktardı.
Saat 13.00 gibi buradaki işimiz bitmişti. O yüzden akşam saat 22.00 deki uçağımızın kalkış saatine kadar Çimkenti gezme fırsatımız oldu.
Çimkent’in havası güzeldi, dört mevsimi’ de yaşayan çimken Kazakistan’ın tarım deposu gibiydi. Domatesinden, karpuz ve kavununa kadar her şey yetişiyordu, sanayileri küçük ama gelişmeye müsaitti. Zaten Kazakistan hükümeti burayı tarım, üretim ve sanayi bölgesi olarak tercih etmişti.
İnşaatlar ve yatırımlar devam etmekte olup, halkı misafirperver ama ölçülüydü. Biz Türk yatırımcıların uğrak yeri olan İstanbul kafe’ye gittik, ne de olsa Türk mutfağıydı. Orada bulunan Türk iş adamlarıyla sohbet ettik. Hatta bir tanesi müteahhitlikten madenciliğe soyunmuş, yakında Bakır Madeni çalıştırmaya başlayacakmış.
Müteahhit olduğu için inşaatları sorduk, evler 45 metre kareyle 65 metre kare arasında değişiyormuş. Evler genelde 1+1 veya 2+1 şeklinde düzenleniyormuş. Müteahhitler ne kazanıyor dediğimde ise metre kare başına 100 dolar diye düşünüp cevabı verdi.
Allah var Türk müteahhitler orada da isim yapmış, güven sağlamışlar.  Çimkent’le alakalı düşüncelerimiz zaten haber içeriğinde bolca bulacaksınız ben Astana’yı anlatmaya devam edeyim.
Akşam 22.00’da bindiğimiz uçağımız gece yarısı Astana’daydı. 15 dakika sonra otelimize varmıştık. Sabah 08.30’da Türk iş adamları ve Kazakistan başbakanının katılımıyla başlayan programımız, iş adamlarımızın yatırım ortakları imza töreniyle de devam etti.
İmza töreni sonrasında hep birlikte Expo 2017 fuarını gezdik.
Cumhurbaşkanımızın Kazakistan’da olması münasebetiyle, eşi Emine Erdoğan ve Oğlu Bilal Erdoğan ile bir süre sohbet etme şansı yakaladık. Astana’da en çok dikkatimi çekenlerden bir tanesi şehir yapılanmasının güzelliği kadar, alınan tedbirlerde çok önemliydi. İnsana çok değer veriliyordu, yaya geçitlerinde bir tek yayanın adım atmasıyla tüm trafik durduğu gibi, sokaklar da ve parklar da sigara içmek yasaktı. Ancak belirli bölgelerde sigara izini vardı. kurallara herkes uyuyordu.
2020 yılında Kiril alfabesinden tamamen Latin alfabesine geçecek olan Kazakistan halkı Cumhurbaşkanlarını çok seviyorlardı. Gerçekten de radikal kararlar alan Kazakistan Cumhurbaşkanı yurt dışında okumak isteyen kazak gençlerinin tüm okul ve yaşam masraflarını karşılıyor. Her yıl binlerce kazak gencini yurt dışına eğitim için yolluyor tüm masraflarını da devletten ödettiriyordu. Lakin bir tek şartı vardı. Eğitimini tamamlayan kazak gençleri mutlaka okul sonrası Kazakistan’da çalışacaklar.
Uranyumdan, altın, bakır, çelik, petrol ve doğalgaz cenneti olan Kazakistan üretime yönelik bir politika ortaya koyuyor ve yabancı sermayenin düzgün örnekler çıkarması ve halkına örnek olması için yardımcı oluyordu.
Gelecekte bambaşka bir Kazakistan modeliyle karşılaşabiliriz, şu iki üç yıl içinde Kazakistan da işini oturtan yabancı sermaye, gelecek günlerde aynı rahatlığı bulamayabilirler. Çok çabuk gelişen Kazakistan iyi yöneticilerin elinde. Bu iyi yöneticiler Türk kökenli iş adamlarına öncelik tanıyor, şayet yeterlilik göremezse başka ülkelere yöneliyorlar.
Bizlere mihmandarlık yapan başta Nurettin Amankul olmak üzere, Sezai Turhan ve Şaban Serkan Dinçtürk’e, teşekkürü bir borç bilirim.
Yol arkadaşım İbrahim Alimoğlu ile dönüş yolculuğumuz için hazırlandığımız sıralarda, son olarak Astana valiliğini ziyaret ettik.  Ve Kazakistan yolculuğuna son noktayı İstanbul havaalanında koyduk.
Yol boyunca güzelliklerini benden esirgemeyen, kimi zaman fotoğrafçılığa soyunarak, mütevaziliğini ispat eden İbrahim Alimoğlu’na da canı gönülden teşekkür ediyorum.
Hoşçakalın dostça kalın….

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.