Yukarı Çık

MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜ

11 Ağustos 2017 Cuma 12:15:54
189 kez okundu.

Dün bu köşeden 88 yaşındaki Ziya Arsoy’un şehiriçi ulaşımla ilgili sıkıntılarını ve taleplerini dile getirmiştik. Ziya Amca’nın “Memleketin başka hiçbir yerinde yaşlıları bedava taşıyoruz diye bu kadar avaz avaz bağırılmıyor. Bizlere saygısızlık ediliyor” serzenişine yer ayırmıştık.
Ama madalyonun bir de öbür yüzü varmış. Konunun önemli bir tarafı olan büyüğümüz “Bizdeki serzenişin on katı değil mi bu serzeniş?” diye sorarak otobüsçülerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.
Şöyle ki; otobüsçü minibüsçü esnafı da son yapılan zamlarla ilgili şikayet ve eleştirilerden oldukça mutsuz. “Bizi dinleyen ve anlayan yok” diyorlar. Binlerce kişide 65 yaş üstü ücretsiz biniş kartı olduğu, bunun yanı sıra başka bir çok kesimden insanın ücretsiz taşındığı gerçekleri ortada duruyor. Şoför esnafı geçmişte 14 kişilik minibüslerde yaptıkları taşımacılıkla evini yaptıklarını, araçlarını aldıklarını ve çocuklarını okuttuklarını hatırlatıp, günümüzde ise otobüslerinin büyümesine, nüfusun artmasına rağmen eski kazançlarının yanından bile geçemediklerini ifade ediyor. Neredeyse esnafın hepsi kredi borcu ödüyor. Ek iş yapanlar da çok.
Şoför esnafı vatandaşla karşı karşıya gelmekten bıkmış. Neredeyse hergün tartışma var. Devletin kendilerine katkı adı altında otobüs başına aylık 600 TL ödeme yaptığını belirten esnaflar, bu paranın yarısını vergi ve kdv olarak devlete geri verdiklerine dikkat çekiyor. Bunun yerine yaşlılara, gazilere, şehitlere ve ücretsiz binişi hak eden kesimlerin aylık maaşlarına taşıma katkısı olarak ilave ücret ödemelerinin daha doğru olacağına dikkat çekiliyor.
Ücretsiz binişi kullanan bir çok insanın her gün para kazanmak için işine ücretsiz olarak halk otobüsleri ile gidip geldiğini, 65 yaş kartı bulunan bir yaşlının günde 7 ila 10 kez otobüse bindiğini sözlerine ekleyen esnafın, "Bizler ekmek parası kazanmak için bu işi yapıyoruz. Biz devletin herhangi bir kolu veya bağlı birimi değiliz. Hak, hukuk ve kul hakkından bahsediliyor. Bu kişiler para kazanmak için işine bizim otobüslerimizle ücretsiz olarak gidip geliyor. Bizler de diyoruz ki madem kul hakkı var, bizim hakkımız ne olacak ve kim ödeyecek. Onun için bizlerde hakkımızın haksız yere gasp edildiğini düşünüyor ve hakkımızı helal etmiyoruz" sözleri dikkat çekici.
İşte bir yanda emeklileri temsilen Ziya Amca’nın serzenişleri… Öbür yanda konunun ilgilisi büyüğümüzün dikkat çektiği esnafın serzenişi… “Esnafın serzenişi, vatandaşın serzenişinden geri kalır mı?” sorusu ortada dikilip kalıyor…
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık…
Çok bilinmeyenli problem nasıl çözülür bilinmez…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.