Yukarı Çık

KAZANMAK VE HARCAMAK

9 Ağustos 2017 Çarşamba 15:02:07
68 kez okundu.

Hep çalışmanın öneminden konuşuruz. Müslümanın kendisi ve çoluk, çocuğunun nafakasını temini için çalışması farzdır. İhtiyaçlarını helalden kazanmak, kimseye muhtaç olmamak cihaddır. Birçok ibadetten daha sevaptır.
Bir büyük zat oğluna nasihat ederken; "Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç kalanın dini ve aklı noksan olur. Herkesten hakaret görür." der.
Müslüman, dünyaya düşkün olduğu için değil, Allah'ü Teala, çalışmayı emrettiği için çalışıp kazanır. Kazandığını da iyi ve faydalı yerlere harcar. Öyle olmalıdır. Cimrilikten de, İsraftan da kaçınmalıdır.
Günümüz bazı zenginlerinin lüks mekanlarda saatlerce süren üç, beş kişilik yemeklerde harcadıkları paralara onlarca ve hatta yüzlerce garibanın doyabileceğini de hatırlatmakta fayda vardır.
Parayı kazanmıştır, elbette harcama yetkisi de onundur. Ama o kazancı verenin de Cenab-ı Hak olduğunu unutmamak lazım.
Yoksulluk nedeniyle eğitimini tamamlayamamış veya aile düzeni bozulmuş, evine ekmek götüremeyen, günümüzde az kalsa da arından bu durumunu gizleyenleri de bulmak ve görmek gerekir.
İslamiyet'in emri Zekat müessesesi bunun için vardır. Bunu işletebilirsek bu problemlerin hallolacağına inanıyorum. Dinimiz; "Veren el, alan elden üstündür." emretmiştir. Ancak ne yazık ki, bunu "al da nasıl alırsan al. Alan uyanık, almayan enayi." şeklinde çok yanlış bir anlayışa sokmuşuz.
Değerli dostlarım; bir tarafta doymayan ve kibirinden yanına yaklaşılmayan zenginler, diğer tarafta çalışmadan hazırcılığa alışmış, ya da alıştırılmış bazı fakir kitleler. Aslında uç noktadaki bu iki kesiminde bu dünyada işleri iyi. Hakkına razı olan, adalet arayan ve üretmeye çalışan kesimin işi zordur.
Netice olarak; İnsan sebeplere yapışıp çalışmalı, kazandığına da kanaat etmelidir. Allah'ü Teala'nın taksimine razı olmalıdır.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.