Yukarı Çık

NAZMİ SAATÇİ’Yİ TANIYAN VAR MI?

31 Temmuz 2017 Pazartesi 14:08:13
135 kez okundu.

15 Temmuz 1974 Pazartesi, Başbakan Bülent Ecevit bugünde mitinglerin değişmez adresi Hükümet Meydanı’nda sırtını eski Emniyet Müdürlüğü’ne (bugün Zafer Müzesi) vermiş, iktidardaki CHP-MSP koalisyon hükümetinin 1971’de Amerika baskısıyla yasaklanan haşhaş ekimini tekrar serbest bırakmasıyla ilgili halka açıklamalar yapıyor. Tam bu arada dönemin Turizm Bakanı Orhan Birgit, Ankara’dan gelen bir bilgi notunu kalabalığı yararak Ecevit’e ulaştırır. Notta Kıbrıs’ta Nikos Rumların bir darbe yaparak hükümeti devirdiği ve bir Yunan Cumhuriyeti ilan ettikleri yazılıdır.

Ecevit gözucu ile okuduğu not sonrası konuşmasının bir bölümünü bu konuya ayırır ve Türkiye’nin Kıbrıs’ta soydaşlarımıza karşı bir oldu-bittiye izin vermeyeceğini belirterek Afyonkarahisar programını yarıda keserek acilen Ankara’ya döner.

Geçen süre içinde Kıbrıslı Rumlar Türklere karşı toplu katliamlar yapmaktadır. Diplomatik çabalardan sonuç alamayan Türkiye 20 Temmuz 1974 günü Kıbrıs’a asker çıkartarak Barış Harekatı’na girişir. Adına türküler, şarkılar, marşlar yazılan bu harekat Kore’den sonra Türk askerinin savaştığı ikinci harekat olması ve Kıbrıs’ı bizim bir parçamız saymamız nedeniyle halk arasında büyük bir coşku ile karşılandı. Askerlik şubeleri harekata katılmak isteyenlerle dolup taşar, herkes varını yoğunu seferber eder.
Geçtiğimiz günlerde bir dost meclisinde söz oturduğumuz mahallelerden açılınca bir arkadaşımız ‘’Nazmi Saatçi Mahallesi’ndeyim’’ dedi. Aklıma takıldı, sordum. Nazmi Saatçi kimdir, biliyor musun?
El cevap; “Bilmiyorum, belki bir şair, yazar, belki de bu mahallede oturmuş önemli birisi olabilir.’’
Kınamadık elbette. Zira kabahat Onun değildi. Kabahat Nazmi Saatçi’yi bir mahalle tabelasına hapsedip yeni yetişen nesile onu tanıtmayanlardaydı.
Nazmi Saatçi isimsiz kahraman değildi, Afyon’un pek çok sokak-mahalle adında yaşatılan Hacı ünvanlı, geçtiğimiz yüzyılların önde gelenlerinden biri de değildi. Adı belli, soyadı belli, yaptığı kahramanlık belli. Lakin kimbilir? Hayattaki birkaç dostu, geride kalan ailesi.

Şair Orhan Veli, bir şiirinde demiş ya;
neler yapmadık şu vatan için!
kimimiz öldük;
kimimiz nutuk söyledik

Tarihin vatan için ölenleri pek işlemediği, nutuk atanlara daha fazla yer verdiği bir gerçek. Bize düşende bu kahramanları hatırlatmak.
Nazmi Saatçi, 1947 yılının bir sonbahar gününde Musa ve Nazmiye Saatçi çiftinin ilk çocukları olarak dünyaya gelir. Baba o yıllarda yüzlerce Afyon’lu ya bir ekmek kapısı olan Askeri Fabrika’da ustabaşı olarak çalışmaktadır.
Evlerinin yakınındaki Gedik Ahmet Paşa İlkokulunda okuyan Nazmi, ortaokula Afyon Lisesi’nin orta kısmında devam eder. İlkokul yıllarından itibaren izci olan Nazmi, ortaokul yıllarında askerliğe merak sarar ve subay olmak ister. Arkadaşlarının anlattığına bakılırsa daha o yıllarda liderlik özelliği ile aralarından sıyrılmıştır.
Ortaokul son sınıfta iken Kuleli Askeri Lisesi’ne girebilmek için çok yoğun bir çalışma temposuna girer. O dönemde yıl sonunda bitirme imtihanları vardır ve Askeri Lise’ye girebilmek için direkt geçmek lazımdır. Tam o günlerde bir arkadaşının kaza geçirmesi sonucu bir dersin imtihanına giremeyen Nazmi Saatçi, Kuleli Askeri Lisesi’ne girme imkanını kaybeder.
Bu durum onu çok etkiler. Afyon Lisesi’ne devam ettiği 1961 yılında kendini tamamen spora ve okumaya verir. Tarih meraklısıdır. Tarihi romanları elinden düşürmez. Severek yaptığı Güreş sporunda çevre iller arasında 1.olur.
O yıl pek çok arkadaşıyla birlikte Afyonkarahisar’da düzenlenen Planör kursuna katılır. Burada da öne çıkar. Onlarca kişinin arasından takım komutanı olarak görevlendirilir.
O günlerde Talat Aydemir vakası sebebiyle pek çok Harp okulu öğrencisinin okulları ile ilişiği kesilince yeni bir karar alınarak Askeri okullardan atılan öğrencilerin yerine düz liselerden öğrenci alınması kararlaştırılır. Bu karar Nazmi içinde bir dönüm noktası olur. Liseye geçişte bir imtihana katılamaması sebebiyle gidemediği Askeri okula artık gidebilecektir. Hayalleri gerçek olmuştur.
1962 yılında İstanbul Kuleli Askeri Lisesi’ne kaydolur. Arkadaşlarına göre üniformanın bu kadar yakıştığı bir kişi zor bulunur.
Okulu bitirdiği 1965 yılında Tuzla Piyade Okulu’na tayini çıkar. 2 yıl burada görev yaptıktan sonra Şark görevini Erzurum Piyade Alayı’nda yapan Nazmi Saatçi daha sonra Kara Harp Okulu’nda tekamül kurslarını tamamlayarak başarıyla Komando Üsteğmen olur.
Bolu Komando Okulu’nda yapılan bir kurs sırasında ayak parmağından sakatlanır. Ameliyata alınır. Tam o günlerde Kıbrıs’ta yaşanan olaylar sonrası Rumların Türklere yönelik katliamları hız kazanmıştır. 20 Temmuz 1974 günü Barış Harekatı’nın yapılacağı daha önceden birliklere bildirilir. Üsteğmen Nazmi Saatçi ameliyat sonrası raporlu olmasına rağmen birliğine dönerek görev ister ve ısrarı neticesinde taburunun başında Kıbrıs’a çıkarma harekatına katılır.
Üsteğmen Nazmi Saatçi Beşparmak Dağları’nda Dikoma Köyü yakınlarında  Rum mevzilerine taarruz ederken 29 Temmuz 1974 günü keskin nişancı Rumlar tarafından boynundan vurulmak suretiyle şehit oldu. Geride gözü yaşlı ailesi kaldı.
Şehitlik makamların en yücesi. Bu yüce makamda Nazmi Saatçi’ye nasip olmuş, bizleri de şefaatine nail eylesin.
Kıbrıs şehitlerimiz sadece Nazmi Saatçi ile sınırlı değil elbette, en başta şehrimizde bir başka mahalleye adını Hasan Karaağaç olmak üzere  diğer şehit hemşehrilerimizi de yeri gelmişken burada yad edelim.
Merkezden iki şehidimizin adlarının yaşatıldığı, Nazmi Saatçi Mahallesi Muhtarlığı’nda veya Hasan Karaağaç Mahallesi Muhtarlığı’nda şehitlerin birer portreleri var mıdır? Altında biyografileri bulunur mu bilmem. Yoksa en azından oraya gelenlerin, o mahallede yaşayanların bilmesi, tanıması için muhtarlarımız böyle bir girişimde bulunurlarsa ruhları şadolur. Bizden hatırlatması…
AFYONKARAHİSAR’LI  
KIBRIS ŞEHİTLERİ
1- Hasan KARAAĞAÇ  1953  Afyonkarahisar
Merkez
2- Nadir GÜNEŞ   1955    Kocatepe
Gemisi’nin batması sonucu
3- Mehmet AVCI          1954 Şuhut
4- Ali BURÇİN             1954  Sinanpaşa
5- Lütfi ÇİFTÇİBAŞI    1954  Emirdağ
6- Ömer DOĞAN          1954  Sandıklı
7- İbrahim YOLAL       1953  Bolvadin
8- Mevlüt Mercan         1954    Şuhut -
9- İbrahim KÖSE         1953 Sandıklı
10- Mehmet DEMİR    1953
Afyonkarahisar Merkez
11- Sami KÜPELİ        1953- Emirdağ

 

Kaynak
Fotoğraflar için Ahmet Değer
KONYA’ya teşekkür ederim

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.