Yukarı Çık

JOHAN CRUYFF AFORİZMASI VE TÜRKİYE

28 Temmuz 2017 Cuma 12:27:13
364 kez okundu.

Ülkemizin ve insanımızın binlerce yıllık geçmişi, birçok Batı ülkesinin tarihlerinde yaşamadığı sıkıntı ve karışıklığı bir yıl içinde yaşayıp, sinesinde erittiği olaylarla doludur. Kabul edelim ki bize binlerce yıldır yurt olan topraklar dünyanın en huzurlu coğrafi bölgesinde bulunmuyor.
İlk etapta gerçekleştirdiğimiz bu tespit yaşadığımız gerginliklerin tek nedeni olmasa da, temel noktasını teşkil ediyor. Bence en az ilk tespit ettiğimiz konu kadar önemli olan bir başka neden de, biz Türklerin bazı olay ve kişileri olduğundan çok daha fazla anlam yükleyerek değerlendirmemizden kaynaklanıyor.
Oysa yaşadığımız özgün hadiselere çok daha serinkanlı ve basit yaklaşma kabiliyetini kazanabilirsek, gelecek nesiller adına çok daha yaşanır bir ülkeye dönüşeceğimizden eminim.
Bu türden bir düşünceyi dillendirmeye, yaz tatilinde okuma listemde bulunan ve ünlü Hollandalı futbolcu Johan Cruyff’un hayatını konu alan kitaptan paylaşacağım satırlar sayesinde ihtiyaç duydum. Bakın ne diyor dünyada total futbolun fikir babası kabul edilen ve “top sende ise gol yemezsin” aforizmasını bize emanet eden Cruyff:
“… Kalite demek, diğer kişinin gördüğünü görebilmek de demektir. Çözümler için de aynısı geçerlidir. Menajerseniz oyuncularınıza çözümleri armut piş, ağzıma düş sunmayın, bırakın kendileri bulsunlar. Antrenörler için de durum budur. Barcelona’nın Atlético Madrid maçları hâlâ aklımda: Santrforları, dünya çapında sayılamayacak Jose Eulogio Garate’ydi ve ne yaparsak yapalım, nasıl oynarsak oynayalım, her maç mutlaka üç gol pozisyonuna girerdi. Nasıl çözeriz diye ciddi kafa patlatmıştık. Kendimizi santrfor yerine koymaya çabalamıştık. Sonunda biri çıkıp markajdan kurtulmayı çok iyi becerdiğini söyleyene kadar saatlerce konuşmuştuk. Ama tabii bunu, markaj altındayken yapabiliyordu. O zaman ben de, “Ne yapalım, biliyor musunuz?” demiştim, “Marke etmeyi bırakalım.” Kafayı mı yedin dediler. Ama çözüm buydu. Garate’nin tipik oyun tarzı savunmacısını kendine çekmekti; bu sayede bir saniye sonrasında elinden kurtulması kolaylaşıyordu. Düşünme tarzı bizimkinden azıcık ilerideydi. Bir sonraki maçımızda markajı, peşinden koşturmayı kestik. Biri, “Tamam da iki gol atıverirse?” dedi. “Şansımıza küseriz o zaman.” Dedim. Garate’yle bir daha sorun yaşamadık.”
Ülkemin güzel insanları ve özellikle yöneticilerimiz, bazı insanlara, ülkelere ve olaylara tam da bu açıdan bakmayı ve davranmayı denemeli ve sonuç alabilmeli.
Çarpmadaki değeri bir, toplamada sıfır olanlara yetişir artık yüklediğimiz haddinden fazla anlam.
İnsanlarımızın inisiyatif alıp, birlikte hareket ederek düşünebilme kabiliyetine de vurgu yapan bu yaşanmışlıktan hareketle; ateş böceği kadar ışık saçmayan insanlara yıldız muamelesi yapmaktan kurtulalım artık.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.