Yukarı Çık

MİLLET OLABİLMEK

17 Temmuz 2017 Pazartesi 13:34:24
307 kez okundu.

15 Temmuz günü tüm Türkiye’de ve yurtdışında bir çok noktada anıldı. Her şehirde muhteşem kalabalıklar, 15 Temmuz günü yaşanan darbe girişimine karşı ortak duruşunu muhafaza ettiğini bir kez daha gösterdi.
Yakın tarihimizin bu en büyük ihaneti, millet olduğumuzu yeniden hatırlattı.
Ortak tarih, birlikte yaşama iradesi ve ortak bir gelecek tasavvuru, milleti oluşturan en önemli unsurlardır. Bu nedenle bu yılki, anma programları çok önemli idi. Ve milletimiz bunun farkında olduğunu doldurduğu meydanlarda gösterdi.
Eski kitaplarımızda geçen, çok güzel bir deyim vardır: “Din ü Devlet Mülk ü Millet”… Sözlü kültürümüzde de yaygın bir kullanımı görülür. Bu topraklarda; din, devlet, vatan ve millet kelimeleri genellikle bir arada veya bazen birbirinin yerine dahi kullanılır.
Bu kavramların milletimizin en derininde, ruhunda hala çok güçlü bir şekilde var olduğunu bir kez daha hem dost, hem de düşman görmüş oldu. Elbette bu ruh, dostlarımızı sevindirdi. Düşmanlarımızı ise üzdü ve endişelendirdi.
Din, devlet, vatan ve millet; birbirinin gerektiricisi ve koruyucusudur. En azından biz de böyledir. 15 Temmuz gecesi okunan sâlalar farklı düşünceden insanları aynı derecede heyecanlandırdı. Devletin bekası için bu hain girişimin önlenmesinin zorunluluğu görüldü. Vatan topraklarının tamamında, darbe işbirlikçileri sokağa çıkmış olsun ya da olmasın herkes meydanlara toplandı. Vatan bir bütündü ve her noktasında halkımız olmalıydı. Ve milletimizin eşsiz kahramanlığının, güçlü liderlik ile birleşmesiyle bir kez daha zafer kazanıldı.
Tarih Bir Bütündür
15 Temmuz anma programları yaklaşırken, tarihimizdeki yine bize ait zaferleri hatırlatmaya başlanıldı. Elbette bunda bir sorun yok…
Ta ki, 15 Temmuz’la kıyaslama yaparak, bunları yarıştırmaya kalkana kadar…
Malazgirt, Anadolu’yu bize vatan yapan, kilidi açan zaferimizdir.
İstanbul’un fethi, Asya’da ve Avrupa’da var olacağımızın dünyaya kabul ettirilmesidir.
Milli Mücadele; bu toprakların bizim vazgeçilmez vatanımız olduğunun, sömürge yapılamayacağımızın emperyalist Batılı güçlere en kat’i şekilde kabul ettirildiği zaferimizdir.
15 Temmuz da; milletimize diz çöktürülemeyeceğinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu topraklardan devşirdikleri hainlere devleti teslim etmeyeceğimizin ispatıdır. Tanklara, uçaklara karşı silahsız bir halkın mutlak zaferidir.
Hepsi bizim zaferlerimizdir. Kimi kuruluşa, kimi kurtuluşa götürmüştür.
Tüm Şehitler Bizimdir
Maalesef, özellikle sosyal medya üzerinden şehitlerimiz ve gazilerimiz arasında da ayrım yapılmaya çalışıldığına şahit olduk…
“Din ü Devlet Mülk ü Millet” için şehadete yürüyen her can bizimdir. Bu uğurda kanı toprağa düşmüş her gazi bizimdir. Nerede, ne zaman, hangi şartlarda şehit, gazi  olduğunun bir önemi yoktur.
Değil mi ki, hepsi canından vazgeçti. Hepsi şehidimizdir. Hepsi gazimizdir.
Elbette millet olarak bizler ve devletimiz, onlara ve ailelerine ihtimam göstermek mecburiyetindeyiz.
Şairin dediği gibi;
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Bayrağımız ve vatanımız için, tarihin her anında şehadete yürüyen tüm şehitlerimiz için;
El-Fatiha…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.