Yukarı Çık

UCU KİME UZANIRSA

17 Temmuz 2017 Pazartesi 13:33:22
202 kez okundu.

15 Temmuz 2016 akşamı başlayan kalkışma sonrası 249 şehit verdik. 2301 kişi gazi oldu. Bir çok darbe girişimi yaşayan bu ülke insanı ilk kez TBMM’nin bombalanmasına tanık oldu. İnsanlarımız sokağa çıktı. Siyasi görüş, etnik kimlik ayrımı yapmaksızın herkes, darbeye karşı çıktı. En önemli mesajı gazi meclisin milletvekilleri verdi. Bombalar altında sabaha kadar mecliste durarak duvarlarında “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” yazan Meclis binasında kendilerinin de onurlarını kurtardı, halka güç verdi. Darbe girişimi vatansever asker ve polislerimizin, halkımızın, siyasi partilerin ve basın kuruluşlarının açık ve net tepkileri, güçlü ve kararlı müdahaleleri ile bastırıldı.Türkiye’nin demokrasisine, insanlarımızın hak ve özgürlüklerine karşı yapılan darbe başarılı olsa bugün çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık.
Ancak darbe sonrası yaşanan birlik beraberlik ruhu maalesef kısa sürede heba edildi. 20 Temmuz günü FETÖ ile daha etkin mücadele bahanesiyle çıkartılan OHAL kanunu ile birlikte çok zor bir yılı geride bıraktık.
Darbe girişiminin demokrasiye geçişimize katkı sağlamasını istiyorsak 15 Temmuz gecesini ve öncesini ortaya çıkartmamız gerekiyor. Aradan geçen bir yılda neler değişti? Darbeyi sokakta durduran vatandaş bu darbeyi kimin, nasıl planladığını hala öğrenemedi? Hepimizin aklında birçok soru işareti var. Zamanla azalması gereken soru işaretleri, bir yılın ardından daha da arttı. Bugüne kadar bu darbenin kaynağı, arkasındaki zihniyet ve siyasal uzantıları tam manasıyla ortaya konmadı.
Mesela; darbe teşebbüsü ihtimali konusunda MİT Müsteşarı ve dış makamların önceden bilgi sahibi olmasına rağmen darbe günü ve darbe sırasında neden beklenmeyen bir olayla karşılaşılmış gibi beyanlarda bulunulduğunu anlamakta hala zorluk çekiyoruz.
Darbe teşebbüsü ihtimali bilinmesine ve darbe öncesi birçok hazırlık toplantısı yapılamasına, 15 Temmuz günü taburlar ve tugayların yola çıkmış olmasına rağmen hiçbir bilgi ve istihbarat almadınız mı?
Meclis darbeleri araştırma komisyonu neden çalıştırılmadı? Neden kritik isimlerin ifade vermesi engellendi?
Ankara’da ana iddianameyi yazan savcılar neden görevden alındı? Savcılar iddianamelerini neden İçişleri Bakanı’ndan onay aldıktan sonra mahkemeye sunabiliyor.?
FETÖ üyesi olduğu iddia edilen Binbaşı O.K haber vermesi ile MİT darbeden haberdar oldu. Peki kim bu O.K ve Meclis darbe araştırma komisyonunda neden dinlenemiyor? Neden alelacele MİT elemanı yapılarak kanunen sorgulanamaz hale getiriliyor?
Bilinen ve beklenen darbe teşebbüsünün 15 Temmuz’da olacağı MİT Müsteşarlığına saat 14:00’de iletilmesine rağmen neden Cumhurbaşkanı ve Başbakanı neden bilgilendirilmedi?
Darbe istihbaratını aldıktan sonra Cumhurbaşkanı’nı arayan MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın, Cumhurbaşkanı Koruma Müdürü Muhsin Köse’yi telefonla arayıp "Muhsin sana dışarıdan bir saldırı olsa buna karşı koyacak kadar gücün, kuvvetin ve adamın var mı?" demesi rutin bir durum mudur? Cumhurbaşkanı böyle mi korunuyor?
Darbe girişimini Başbakan Binali Yıldırım Tuzla’daki evinde, kritik bakanları Samsun’da Fevzi Baba restoranında yemekte öğrendi. Cumhurbaşkanına ulaşamadınız. Peki bu ülkeyi yöneten Başbakan Binali Yıldırım’a ulaşmak kimsenin aklına gelmedi mi? MİT Başkanı Fidan, doğrudan bağlı olduğu Başbakan’a neden bilgi vermedi?
Sahi darbe gecesi Binali Yıldırım’ı gören, duyan oldu mu?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da “Darbeyi Eniştemden Öğrendim” beyanı size de şüpheli ve karanlık bir durum olarak gelmiyor mu?
AKP hükümetlerinin 2008 yılındaki İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı tarafından bilinen ve 2002 yılından bu yana 109 kez yurtdışına çıktığı belirlenen Adil Öksüz neden takip edilmedi?
Darbenin bir numaralı ismi olduğu iddia edilen ve darbe gecesi yakalanan Adil Öksüz nasıl ve neden salıverildi? Salıverildikten sonra karakolu arayarak Hava Kuvvetleri armalı kol saatini geri isteme cüretini nerden buldu?
Darbecilerin Boğaziçi Köprüsünün bir tarafını kapatırken diğer tarafının trafiğe açık olmasını izah edebildiniz mi?
MİT Müsteşarı saat 18.00’da Genelkurmayla bilgi paylaşmasının ardından, Genelkurmay karargâhında, uçakların, helikopterlerin kaldırılmaması, zırhlı araçların kışladan çıkarılmaması talimatına rağmen, kuvvet komutanlarının böyle olağanüstü bir günde düğünde, tatilde ya da orduevinde ne işi vardı? Sizce de garip değil mi?
Hakan Fidan, Genelkurmay Karargâhı’ndaki toplantıdan 20.31’de ayrıldıktan sonra Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’le buluştu, Suriyeli muhalif liderlerden Muaz el- Hatib ile yemeğe gitti. Bu size normal geliyor mu? 23:00’dan sonra salaları okumaya başlayın talimatı burada mı verildi?
Aklımda deli sorular. Bitmiyor. Sorulacak daha çok soru var. Birisi doğru cevapları verinceye kadar da bitmeyecek. Bu ülkede bir daha darbe istemiyorsak 15 Temmuz’u çoook öncesinden başlayarak, ucunun kime uzanacağına bakmaksızın en karanlık noktasına kadar aydınlatmalıyız.
Son Söz; “Aslında 80 milyon insan bu başarısız darbeyi yaşadı. Ancak o gece gerçekten ne olduğunu bir düzineden az insan anlayabiliyor”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.