Yukarı Çık

ÇEVRE VE SPOR

7 Haziran 2017 Çarşamba 12:42:37
116 kez okundu.

Dünyada iki ile beş milyon arası tür bulunduğunu, bunlar içinde insanın da bulunduğu iki milyon türün saptandığını belirtiyor bilim adamları… 1972 5 Haziran gününden beri “Dünya Çevre Günü” olarak kutlanan bu özel günün amacı, “Bu iki milyon tür nasıl korunmalı?” sorusuna cevaplar aramak, çeşitli etkinliklerle kamuoyunun dikkatini çekmek olmuştur. 1978’den beri de ülkemizde “Çevre Koruma Haftası” adı altına çeşitli etkinlikler düzenleniyor, doğal çevrenin korunmasına yönelik çalışmalarla halkın bilinçlenmesi sağlanıyor… Havamızın, suyumuzun, toprağımızın hızla kirlendiği doğal  çevremizin temizlenmesine ve korunmasına yönelik çalışmalar yalnız belirli günlerde değil her gün ve her fırsatta dile getirilmeli bana kalırsa… Çok değil, elli, altmış yıl öncesinin berrak ve temiz havasını, parlak güneşini, yemyeşil dağlarını ve ovalarını, ormanlarını, gürül gürül akan derelerini, mavi engin denizlerini sorumsuzca harcıyor hebâ ediyoruz…
Yedi yaşından beri spor yapan, sporcu bir çevrede ve ortamda yetişen ve yaşamı boyunca gezegenimizin kendini tükettiğini de dert edinen deneyimli bir kişi olarak diyorum ki  “Hangi dalda olursa olsun spor yapanlar doğal ve kültürel çevreye daha bir saygılı daha bir koruyucu oluyorlar.” Çünkü artık günümüzde spor ve insan yaşamı birbirinden ayrılmaz hale gelmiştir. Bu nedenle hangi dalda olursa olsun, bilinçli ve sistemli yapılan spor, insanın tüm yaşamı boyunca sağlıklı, uyumlu, başarılı, mutlu olmasında ve moral gücün yüksek tutulmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, sporun yaygınlaştırılması, spor yapılacak işlevsel açık ve kapalı alanların inşâsı ve bunların halka açılması  doğal çevrenin de korunmasına destek verecektir. Çünkü İnsanlar, spor sayesinde fiziksel ve ruhsal yönlerden sağlıklı bir yaşam sürdüklerinin bilincine varmışlardır; bu bilince erişen sporcu, doğal ve kültürel çevreyi kirletecek davranışlardan kaçınır.
“İnsan sosyal bir hayvandır”(hayvan sözcüğü, canlı-yaşam anlamındadır) demiş Aristo… Bu  bilge kişi çevre ve insan ilişkisini saptamış yüzlerce yıl önce… Ancak, özellikle son yüz yıldır hızla artan nüfus, teknolojik gelişmeler sonucu ortay çıkan çarpık kentleşme ve plansız sanayileşme, doğal kaynakların ölçüsüz ve bilinçsiz kullanılmasına yol açmış, doğal denge hızla bozulmaya başlamıştır… Binlerce yıllık doğal dengeyi son yüz yıllık bir süreçte bozmuştur insanoğlu…
Kızılderili şefi Seatle’nın 1854’te Amerikan başkanı Fraklin Pierce’ye yazdığı ünlü mektuptan birkaç satırı paylaşmak istiyorum: “Biz gidiyoruz ama beyaz adamın da bir gün keşfedeceği felâketi bugünden biliyoruz. Yataklarınızı zehirlemeye devam ediniz. Ve bir gece kendi çöplerinizin altında kalıp boğulacaksınız. Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak”
Şef Seatle’nin kâhin gibi sözleri gerçekleşmek üzere ne yazık ki… Bu yazıyı yazarken TV’de “BM: 2050‘de okyanuslardaki plastik çöp sayısı,  balıkları geçecek” diyen bir alt yazı okuyorum. Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevreyle mümkündür halbuki… İşte toplumsal bir varlık olan insanın bireysel yetenekleri ancak dengeli bir doğal çevrede gelişebilir; bu bağlamda sağlıklı yaşam –spor – sağlıklı ve temiz çevre daha da bir önem kazanmıştır günümüzde…
 Her sporcu bir çevrecidir, sporcu bir toplum çevreci bir toplumdur aynı zamanda…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.