Yukarı Çık

19 MAYIS

19 Mayıs 2017 Cuma 12:24:22
164 kez okundu.

Bu yıl 19 Mayıs’ta Atatürk’ün Milli Mücadeleyi başlatmak için Samsun’a çıkışının 98. yıldönümünü kutluyoruz. 19 Mayıs 1919 yılında Atatürk’ü Samsun’a getiren nedenleri bilmeden 19 Mayıs’ın anlam ve önemini kavrayamayız.
Osmanlı üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluktu. Asya ve Avrupa tarihine büyük etkileri olmuş, şanlı tarihimize büyük zaferler kazandırmıştır. Avrupa devletleri karşısında büyük, güçlü bir devlet haline gelmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun bu üstünlüğü Avrupa’nın kilise baskısından kurtularak Rönesans ve reformlara girişmesiyle Osmanlı aleyhine değişmeye başlamıştır. Ayrıca buhar gücünün kullanılmasıyla keşif ve icatların yapılması, bilim ve teknikte devrim niteliğindeki gelişmeler, buluşlar sayesinde Avrupa zenginleşmiş ve güçlenmiştir.
1881 yılında Atatürk doğduğu zaman İmparatorluk mali yönden iflas etmiş durumdaydı. Ülkenin gelir kaynakları Duyûnu Umimiye’ye (Borçlar yönetimi) bırakılmıştır.
Mustafa Kemal 1905 yılında Harp Okulunu Kurmay Subay olarak bitirip Osmanlı ordusuna katılmıştır. Osmanlı’nın son on yılı savaşlarla geçmiş, Atatürk bu savaşların her safhasında görev almış, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarını döşemiştir.
Osmanlı’nın yıkılma sürecindeki savaşlar
1911 – Trablusgarb Savaşı
1912-1913 – Balkan Savaşları
1914-1918 – 1. Dünya Savaşı
1919-1922 – Kurtuluş Savaşı
Trablusgarb savaşı çıkınca Mustafa Kemal ve arkadaşları gizlice Mısır üzerinden Trablusgarb’a giderek yerli halkla birlikte İtalyanlara karşı büyük direniş göstermişlerdir.
1912 yılında Balkan Savaşı çıkınca hemen yurda dönmüş, Edirne’nin kurtarılmasında görev almıştır.
Büyük Avrupa devletleri, küçük Balkan devletleri karşısında yenilen Osmanlı Devletine şaşırmışlar, savaştan önce sonuç ne olursa olsun sınırlar değişmez diyen Avrupa, Osmanlı yenilince ikiyüzlülüğünü göstermiştir. Balkan topraklarımız elden çıkmıştır.
Enver Paşa ve arkadaşları Balkan topraklarını kazanmak, İmparatorluğu yıkılmaktan kurtarmak için Alman hayranı olan Enver paşa tarafından Padişah’ın dahi haberi olmadan 1. Dünya savaşına sokulmuştur.
1.    Dünya savaşı çıktığında Mustafa Kemal Sofya’da askeri ateşedir.
Harbiye Nazırlığı’na dilekçe yazarak görev ister. Mustafa Kemal Çanakkale Gelibolu’da görevlendirilir.
Gelibolu’da Mustafa Kemal’in yönettiği birlikler büyük başarı ve kahramanlıklar göstermiştir. Gerekli görüldüğü için bütün Gelibolu’nun Savunma komutanlığı Alman Genaral Liman Von Sanders’ten alınarak Mustafa Kemal’e verilmiştir.
Atatürk, “Bu kadar büyük birlikleri idare etmek çok gelmez mi?” diye soranlara “Az bile gelir” demiştir. Çanakkale savaşlarının sonunda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal Paşa olmuştur.
1. Dünya savaşının her cephesinde yokluklara rağmen kahramanca savaşan Osmanlı ordusu 30 Ekim 1918 yılında Mondros Mütakere (Ateşkes) anlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır.
Galip devletler mütakere şartlarına uymayarak 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusunu İzmir’e çıkardılar ve işgale başladılar. İzmir’in işgali Anadolu halkını birbirine daha fazla kenetlemiş ve direniş hareketlerini kuvvetlendirmiştir.
İstanbul’da saraydan ve hükümetten umudunu kesen Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919 günü İstanbul’dan Samsun’a hareket etmiş, memleketin kaderini değiştirecek en önemli adımlardan birini 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak atmıştır.
Atatürk ordu müfettişi olarak gittiği Samsun’da asıl amacının yurdu kurtarmak olduğunu Amasya Tamimiyle (bildiri) bütün yurda ve dünyaya bildirmiştir.
Bundan daha önemlisi on yıldır savaşan yorgun, yoksul, umutsuz bir halka güvenmesiydi. Bu millet daha sonraları göreceğimiz gibi Atatürk’ün bu güvenini boşa çıkarmamıştır.
Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra Atatürk 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelmiş. Ankara halkı efeler, seymenler tarafından büyük sevgi gösterileriyle karşılanmış, Ankaralı Atatürk’ü bağrına basmıştır.
Atatürk bir diktatör gibi değil halkın iradesiyle 23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni açmıştır.
Daha sonra bu Meclis, Kurtuluş Savaşı’nı yönetecek, zafer kazanılacak ve sonunda Türkiye Cumhuriyeti kurulacaktır.
24 Temmuz 1923’te Lozan antlaşması imzalanacak, 29 Ekim 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti ilan edilecektir.
Türkiye Cumhuriyeti 2000 yıllık devlet geleneğimizin bir mucizesidir.
Günümüzde Lozan Antlaşmasını başarısızlık olarak, Türkiye Cumhuriyetini değersiz olarak görenler var. Bunlar tarih bilmeyenlerdir.
Günümüzün Amerikan ajanı Fetullah hainleri gibi, 100 yıl öncesinin İngiliz ajanı Şeyh Said haini tarafından çıkarılan din referanslı isyan nedeniyle Musul harekatı için hazır bekleyen Türk ordusu büyük zaiyat vermiş, Musul alınamamıştır.
Yine 100 yıl önce Musul nüfus sayımından Arapları Musul’a taşıyarak Türkmen nüfusu azınlık haline getiren İngilizler gibi, şimdi de Kürt nüfusunu Musul’a taşıyan Amerikalılar Musul’un statüsünü değiştirmişlerdir.
Tarih tekrardan ibarettir. Bu durumu iyi anlamak, iyi değerlendirmek gerekir.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.