Yukarı Çık

“ENGEL” DEĞİL ENGELLİ OLMAK

12 Mayıs 2017 Cuma 12:31:55
462 kez okundu.

Engelli olmak, doğuştan ya da sonradan insanın başına gelebilecek hasta ya da sakat olma durumudur. Engelli olmak belli bir acizlik ortaya çıkarsa bu tamamen insanların beyninde oluşan bir algıdır. Engel bir acziyet belirtir. Fakat bu acziyeti ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunmak hem bireysel hem toplumsal farkındalık ile sağlanır. Bu bağlamda aslında engeller insanların zihinlerindedir. Engelli bir insanın toplumun gerisinde kalması ve topluma yük olması düşünülemez. Bu düşünce biçimi asıl engelli ve sakat olan düşünce biçimidir. Çünkü kaderin cilvesi denen bir olay vardır. Bunu kabul ederek, insani değerlerin ve insanlığın ön plana çıkması gerekir. Engelli olmak, engellerle yaşamak büyük bir mücadele azmi gerektirir. Hasta veya sakat olan kişilere bu anlamda yardımcı olmak gerekir. Çünkü toplumun insana olan ihtiyacı hiçbir şekilde bitmez. Sosyal anlamda engelli insanların da topluma ihtiyacı bulunur. Bu ikili ihtiyaç köprüsünü olumlu bir biçimde kurmak gerekir. Özellikle hizmet sektöründe engelli kardeşlerimize daha da yardımcı olmalıyız. Özel alanlar oluşturmalıyız. Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda bir yaşam alanı oluşturmalıyız. Böylece engelli olmanın normal bir şey olduğunu topluma kabul ettirebiliriz. Çünkü herkes engelli olabilir. Bunu kimse garanti edemez. Bu nedenle engelleri yok sayarak engelliliği iyileştiremeyiz. Kalıcı ve akılcı çözümler üreterek dünyayı yaşanabilir bir hale sokmalıyız. Asıl mutluluk budur. Engelleri ilk önce zihnimizde aştıktan sonra normalleşme süreci başlayacaktır. Günlük yaşantımızda engelli bireyleri çoğumuz görmüşsünüzdür. Kimi zaman elindeki beyaz bastonuyla yürüyenleri kimi zaman söylemek istediği şeyleri işaretle anlatmaya çalışanları kimi zamanda tekerlekli sandalye ile karşısına çıkan engeli aşmaya çalışan engelli bireyleri hep görmüşsünüzdür. Hayatta bazı bireyler engelli olarak dünyaya gelmekte bazıları da sonradan engelli olmaktadırlar, her ne şekilde olursa olsun bir bireyin engelli olarak yaşamını sürdürebilmesini çok zordur. Ben kendimi o engelli bireyin yerine koyarak onun ne sıkıntılar çektiğini anlıyorum aslında. Ben gözlerimi bir süre kapalı tuttuğumda bile karanlıkta kalmak oldukça zorken ayağımı incittiğimde 3-4 gün yürümeden duramazken nasıl da dayanır çektikleri zorluklara. Bazıları engelli bireylere bakışlarını değiştiriyor bazıları da korkunç bir şey görmüş uzaklaşıp kaçıyor. Onların çektiği sıkıntılar yetmezmiş gibi bazı kişilerin düşüncesiz ve sorumsuz davranışları kırıyor, üzüyor engelli vatandaşlarımızı. Engelli bireylere karşı her zaman anlayışlı ve yardımsever olmamız gerekmektedir, her şeyden önce hepimizin birer engelli adayı olduğumuzu bilincinde olmalıyız. Ne onlar bilebilirdi engelli olacaklarını, ne de bizler biliriz olup olmayacağımızı. Engelli bireylerimizi hayatlarımı zorlaştırmak yerine kolaylaştırmalı ve topluma kazandırmalıyız. Engelli  arkadaşlara elimizi uzatmalı onları korumalı onlardan kaçmamalıyız engellilere acımak yerine onlara değer vermeliyiz. O işi yapabilecek olduğu halde sırf engelli engelli diye işe almamazlık yapmamalıyız. Engelli diye hor görmemeliyiz engelli bireylerimizin ne gibi dertleri var? Acaba eğitim görüyorlar mı onlara iş imkanı sağlanıyor mu onlara bakan bakıcı kişiler var mı yoksa neler yapmalıyız diye sormalıyız kendimize. Sosyal alanların düzenlenmesi kendilerine uygun işlerin verilmesi engelli bireylerimizin haklarının çiğnenmemesi alışveriş merkezlerinin engelli bireylerimiz için uygun şekilde yapılması trafik ışıklarında kurulan sesli düzeylerin yaygınlaştırılması engellilere karşı üzerimize en önemli sorumluluklardan biridir. Uzun lafın kısası biz görmeyenlere göz duymayanlara kulak yürümeyenlere ayak olmalıyız…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.